Uyuşmazlık Mahkemesi Karar Verdi: Re’ sen ve ek yanlı olarak tesis edilen proje onay bedellerinin iadesi davasının görüm ve çözümünde İdari Yargı görevlidir.

K.B. Güneş Enerjisi Elektrik Üretim Limited Şirketi; Muğla ili Milas ilçesinde hazırladığı güneş enerji santrali (GES) projelerini, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ)’ın onayına sunmuş ve TEDAŞ’ın talebi üzerine 11/05/2017-31/10/2017 tarihleri arasında toplam 22.406,24 TL onay bedeli ödemesi yapmıştır. K.B. Güneş Enerjisi Elektrik Üretim Limited Şirketi, TEDAŞ tarafından talep edilen bu bedelin hukuki bir dayanağının bulunmadığının İdare Mahkemesi kararlarıyla sabit olduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiğini gerekçe göstererek haksız tahsil edilen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.

      TEDAŞ ise, süresinde verdiği cevap dilekçesi ile dava konusunun mevzuat çerçevesinde ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yapılan yetki devrine istinaden gerçekleştirilen hizmet bedellerine ilişkin olduğunu belirtmiş, uyuşmazlığın bu sebeple idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek yargı yolu itirazında bulunmuştur.

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, TTK m. 4 hükmü uyarınca tarafların her ikisinin de anonim şirket olmasını, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanmasını ve TTK m. 5 hükmü uyarınca da görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olarak belirlenmesini gerekçe göstererek, görevsizlik itirazının reddine karar vermiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından, 4628 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanun, elektrik enerjisi iletim faaliyeti dışındaki diğer faaliyetlerde, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesine katılabileceği öngörmüştür. Bu durumda, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak uyum içinde yürütülmesi adına düzenleme, denetleme ve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyle yerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca kanunda ve ilgili yönetmeliklerde, “dağıtım” faaliyetini yerine getirecek işletmelerin uyması gereken yükümlülükler açıkça düzenlenmiştir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi doğrudan hizmetin aksamasına yol açacak nitelikte olduğu için elektrik piyasası faaliyetlerinden “dağıtımın” kamu hizmeti niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Özelleştirme Yüksek Kurulunun, 02/04/2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirme programını alınmıştır ve sermayesinin %100’ü özelleştirilmiştir. Ancak, yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti TEDAŞ’ın uhdesinde kalmaya devam etmektedir. Ayrıca yatırımcı, işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmet ve üstlendiği yükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, EPDK’nın denetimi altında gerçekleştirmektedir. Bu sebeple yetkilendirilen ve üstün ayrıcalıklara sahip olan, yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ve denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen proje onay bedelinin tazmini istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Danıştay Başsavcısı tarafından ise; 6446 sayılı Kanun’un 4. maddesi, elektrik piyasası faaliyetlerini, üretim, iletim, dağıtım, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı ile piyasa işletimi faaliyetleri olarak sıralamıştır. Kanun’da elektrik enerjisi “iletim” faaliyetinin münhasıran Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından yürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğer faaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesine katılabileceği öngörülmüştür. Elektrik piyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisans alınması zorunluluğu getirilmiştir. Bu itibarla, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak uyum içinde yürütülmesi adına düzenleme, denetleme ve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyle yerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun m. 2-j uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının elektrik üretim, iletim, dağıtım ve tüketim tesislerinin milli menfaatlere ve modern teknolojiye uygun şekilde kurulması ve işletilmesi için gerekli yükümlülükleri ile ilgili olarak inceleme, tespit, raporlama, proje onay ve kabul işlemleri yapmak üzere; ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarını, 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında dağıtım lisansı sahibi tüzel kişileri veya özel hukuk tüzel kişilerini görevlendirmek, yetkilendirmek veya bu tüzel kişilerden hizmet satın almak ve bu tüzel kişilerin nitelikleri, yetkilendirilmesi, hak ve yükümlülükleri ile bu tüzel kişilere uygulanacak yaptırımları ve diğer hususları yönetmelikle düzenlemesi gibi görevleri belirtilmiştir. Ayrıca Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği m. 4-ıı hükmü uyarınca; proje onay birimi (POB), elektrik tesislerinin, hesap ve raporlarını inceleyerek proje paftalarını onaylamak üzere görevlendirilmiş Bakanlık birimini veya bu amaçla Bakanlık tarafından yetkilendirilen DSİ, TEİAŞ, TEDAŞ, EDAŞ, EÜAŞ, OSB ve benzeri ihtisas sahibi kurum ve kuruluşlarını ifade etmektedir. Son olarak aynı yönetmeliğin 8. maddesinde, elektrik tesislerinin proje onay ve onaylı projelerine göre yapılan tesislerin kabul işlemleri ve tutanak onay işlemleri yetkisi Bakanlığa ait olduğu ve Bakanlığın bu yetkisini doğrudan kullanabileceği gibi bu işlemleri ihtisas sahibi kurum, kuruluş veya tüzel kişilerle birlikte yapabileceği ya da kurum, kuruluş veya tüzel kişilerden hizmet alarak ya da bu kurum, kuruluş veya tüzel kişilere yetki devretmek suretiyle yaptırabileceği yer almaktadır. 3154 sayılı Kanun ve Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliğinin verdiği yetki uyarınca tesis edilen 26/07/2016 tarih ve 19973 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işlemi ile; elektrik tesislerinin proje onay, kabul ve tutanak onay işlemleri hususunda kurum ve kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin “Yetkilendirilme Tablosu” yürürlüğe konulmuş, bu tabloya göre lisanssız üretim tesisi olan GES’ler için davalı idare yetkilendirilmiştir. Bu gerekçelerle Bakanlık tarafından yetkilendirilen TEDAŞ hakkında açılan davada yargısal denetimin, idarî yargı tarafından yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Maddi olaydaki çözümlenmesi gereken hukuki problem; yargısal denetimin idari yargı tarafından mı yoksa adli yargı tarafından mı yapılması gerektiğidir.

Fikrimizce; davanın idari yargıda görülmesi doğru olacaktır. İlk olarak TEDAŞ; 30332 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ana Statüsünde de belirtildiği üzere tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür. Her ne kadar çoğunluğa karşı oyda belirtildiği gibi, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 02.04.2004 tarih, 2004/22 sayılı kararı ile TEDAŞ diğer tüm elektrik dağıtım bölgeleri gibi özelleştirme kapsam ve programına alınmış ve %100 kamu hissesinin hisse satış sözleşmesiyle ticari bir şirkete devredilmiş olsa da TEDAŞ’ın özel hukuk hükümlerine tabi olacağı ve taraflar arasındaki ihtilafın TTK hükümlerince çözüme ulaştırılması gerektiği kanısı yanlıştır. Çünkü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da belirtildiği gibi, dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde “İşletme Hakkı Devri’ne dayalı “Hisse Satış Modeli” uygulanmakta olup, bu modele göre yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tek şirket olmaktadır. Ancak, yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti TEDAŞ’ın uhdesinde kalmaya devam etmektedir. Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olarak, TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesi çerçevesinde dağıtım varlıklarının işletme hakkını elde etmektedir. Ayrıca yatırımcı, işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmet ve üstlendiği yükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun denetimi altında gerçekleştirmektedir. Son olarak; idari yargının alanından bahsederken “Kamu gücü kullanılırken kamu hizmeti yerine getiriliyorsa; kamu hizmeti yerine getirilirken kamu gücü kullanılıyorsa idari yargının alanındadır. Kamu hizmeti veya kamu gücü olmayan uyuşmazlıklar adli yargıya gider.” ibaresini kullanmıştık. Maddi olayda da hem mevzuatlarca bahsedilen kamu hizmeti görülürken hem de 3154 sayılı Kanun ve Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliğinin verdiği yetki uyarınca tesis edilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işlemi ile; elektrik tesislerinin proje onay, kabul ve tutanak onay işlemleri hususunda kurum ve kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin “Yetkilendirilme Tablosu” yürürlüğe konulmuş, bu tabloya göre lisanssız üretim tesisi olan GES’ler içinTEDAŞ yetkilendirilmiştir. Bu gerekçelerle kanaatimce; Bakanlık tarafından yetkilendirilen TEDAŞ hakkında açılan davada yargısal denetimin, idari yargı tarafından yapılması gerekmektedir.

“Dava, mevzuata aykırı olarak alındığı ileri sürülen, davacı şirkete ait güneş enerji santrali (GES) proje onay bedellerinin, davalı TEDAŞ’tan yasal faiziyle beraber iadesi istemiyle açılmıştır. (…)

Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan, sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü (TEDAŞ) ile davacı şirket arasında yukarıda alıntılanan mevzuat çerçevesinde verilen yetkinin kullanımı sırasında kamu gücüne dayalı, re’ sen ve tek yanlı olarak tesis edilen proje onay bedellerinin iadesi davasının görüm ve çözümünde İdari Yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır”. (Uyuşmazlık Mahkemesi, E: 2019/687, K: 2020/66,T: 27/01/2020.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir